5 Eylül 2009 Cumartesi
7 Ağustos 2009 Cuma
8 Nisan 2009 Çarşamba
Ben bu Köşeyi SeveriM(i)M
Sevgili komşum Fıkrasevenlere beni MiM ledi mi? SoBeledi mi? desem! Ben ona bir görev çıkarıyorum, o bana;) daha öncede bahsetmiştim, içimizdeki çocuğu canlı tutan herşeyi seviyorum...
Teşekkürler Ahmet bey...
Ben bu köşeyi severiM(i)M eve gelince gazete okuduğum,bitkilerime gözattığm, yorgunluk çıkarmaya uzanabildiğim için...
Ben bu köşeyi severiM(i)M Sabah uyandığıma kahvaltı hazırlamak için Mutfağa girince ilk eylemlerin başlangıcı çay vb. ulaşabildiğim için...
Ben bu köşeyi severiM(i)M Mutfağa girince iştahımı açan bir duvar görüntüsü olduğu için (eskimiş ve yıpranmış Amerikan Servisleri kesip duvara yapıştırmıştım;)
Ben bu köşeyi severiM(i)M Mutfakta iki köşeden söz ederek bu köşeyi küstüremem! Bu köşede sevdiğim bitkiler, kolay ulaşabildiğim Fincanlar yarı taze-canlı, yarı süs ve yapay Meyveler bana keyif verdiği için...
Ben kimi MiM lesem?
CafeRose
Kobieta
Benim KaleMiM
KOLAY GELSİN ARKADAŞLAR...
5 Nisan 2009 Pazar
YENİ BİR BLOG ÖDÜLÜ!
Sevgili Mine beni yeni bir Blog ödülü ile ödüllendirdi! Teşekkürler Mine...
Ben de bu ödülü bloglarıma ziyarete gelen Blogcu arkadaşlarımla paylaşmak istiyorum. Öncelikle Mine'ye gönderiyorum.
Oyun'un kuralları:
1*Ödülü verenin linkini yayımlamak.
2*Ödülü verdiğin kişilere mutlaka haber vermek.
3*Bu ödülü verdiğin blog sahibinin linkini vermek
İşte ödül verdiğim arkadaşlarım;
Güldefne
Lezzet Gemisi
Fıkrasevenlere
Lalique
Seiden Schal
SEVGİLİ ARKADAŞLAR,KOLAY GELSİN...
SEVGİLER GÖNDERİYORUM...
L.G.E
.
Gönderen
laguer90
zaman:
5.4.09
3
yorum
Etiketler: BLOG ÖDÜLÜ, blogger, BLOGSPOT
6 Mart 2009 Cuma
25 Ocak 2009 Pazar
24 Ocak 2009 Cumartesi
MiM!
Sevgili Fıkrasevenlere (Ahmet DEMİREL) beni mimlemiş, komşuma teşekkürler …
“SoBe”- “Mim” derken ne güzeldir ki! Blogcular birbirimizi yıllardır tanıyan dostlar gibi olduk!
Evet, gelelim sorular ve cevaplar kısmına;
Yaptığım 4 iş:
-Okulu bitirdikten sonra Sakarya- Akyazı’da öğretmen olarak göreve başladım. Yakında 30 yıla ayak basacağım;) anlayacağınız, o gün bu gündür Yönetici ve öğretmen olarak bu günlere geldim (yani bu güne dek yaptığım 4 iş olmadı) Başlayınca bu yıllara geleceğimi hiç düşünmemiştim!
-Ücretsiz izin kullanarak 1 (bir) öğretim yılı Hazır Giyim sektöründe çalıştım.
-Aralıklarla Hazır Giyim sektöründe hafta sonları eğitim verdim.
Defalarca izleyebileceğim 4 film:
- Pretty Women (üç kez,beğenerek izleme nedeni başrol oyuncuları. Ardından eğitim amacıyla yurtdışına gidince dil geliştirmek)
-Temel İçgüdü (iki kez)
-Babam ve Oğlum (iki kez hüngür şangır,fazlasına yüreğim dayanmaz)
-Issız Adam (iki üç kez izleyebileceğim film ama malum kriz dönemi başka filmler sıraya koydum)
Yaşadığım 4 yer:
-Doğup büyüdüğüm Sivas
-Öğrenciliğimin geçtiği Ankara
-Görev yerleri Sakarya-Akyazı-Giresun -İstanbul (birini yazmasam olmaz! Neden 4 le sınırlı ki?)
-Almanya –Tübingen (bende iz bırakan bir öğrenci ve üniversite şehri)
İzlediğim 4 tv programı:
-Nası yanı? (Beyaz’ı severim)
-Abbas Güçlü ile genç bakış (eğitimle alakalı konularolunca)
-Arena (nesli tükenmekte olan dürüstlük simgesi)
-5 N- 1 K (yaşamın her yanında)
NOT: erken uymak zorunda olduğumdan izlenmesi gereken programları hiç bitiremem!
Tatil için gittiğim 4 yer:
-Sivas (tatilde babaevi)
-Marmaris
-Antalya (deniz suyu ilık olan yerler tercihim,soğuk su iyi gelmiyor bana,son yıllarda keyfi tatil yapamadım)
-Kemer ve Alanya
En sevdiğim 4 yemek:
-Zeytinyağlı biber dolması
-Yaprak sarması (etli ,zeytinyağlı fark etmez)
-Yoğurt çorbası
-Börek çeşitleri (tatlılardan bahsetmiyorum! Artık vazgeçmek zorunda kaldım)
Hemen şimdi olmak isteyeceğim 4 yer:
-Paris (hayallerimin şehri)
-Roma (İtalya da 1 hafta seminer nedeniyle bulundum ancak eksiklik hissettim)
-Almanya (anılar-dostlar-arkadaşlarla birlikte olmak için)
-Venedik (görmek istiyorum)
Bir yağmur damlası olsaydım düşmek isteyeceğim 4 yer:
-Öncelikle kurak topraklara (bir damla değil sağanak yağmur olarak)
-Şömine yada soba sıcaklığında keyifle vakit geçiren aşıkların pencerelerinin camında
-Filizlenmekte olan bitkilerin yapraklarına
-Berekete ihtiyaç olan her yere düşmeli ki işe yarayayım değil mi?
Uzun süredir ses vermeyen arkadaşlarımızdan;
Güldefne
Meyraca
ve zamanı olursa Lezzet Gemisi
Yazın bakalım! görev sırası sizde bekliyorum...
Sevgiler...
L.G.E
2 Ocak 2009 Cuma
27 Aralık 2008 Cumartesi
FOTOĞRAF SERGİSİ MİMLENMİŞ!
ARKADAŞLAR,KEYİFLİ BİR HAFTASONU DİLİYORUM.
KADINLAR KULÜBÜ (Sevgili Mehpare) Fotoğraf sergisi'ni mimlemiş! Konu:"Sevdiğimiz Mekanlar"
Benim en sevdiğim mekan evim, dinlendiğim,huzur bulduğum mekan. Bu blogda konu fotoğraf olunca cevabı Fotoğraflarla vermek gerek! Ancak evimde küçük bir onarım var eski fotoğrafla idare edin;)
Sinemada film izlemeyi çok seven biri olarak İstanbulda Kadıköy Süreyya sinemasını severdim! Sinemada film izlemek denince tarih kokan, locaları ve tüm havasıyla gençlikteki sinema günlerini hatırlatan bir eserdi! Opera binası olalı gitmedim. Uzaklardayım artık.
Beyoğlunda Emek sineması aynı özellik ve güzellikte keyifle film izlenen bir mekandı benim için.
Fotoğraf ararken gördüm ki! Evimde sevdiğim köşeleri çekerken her yıl Aliş ve Atatürk çiçeği fotoğrafı çekmişim;)
Mehpareciğim, artık çok gezemeyecek kadar yorgun olduğumdan mekan adresleri veremiyorum! Teşekkürler...
Kimleri MİMlesem?
Zehra hocam
http://mamila.blogcu.com/
http://meyraca.blogcu.com/
http://www.dragimoya.blogspot.com/
Kolay gelsin arkadaşlar, sizin sevdiğiniz mekanları öğrenelim;)
Sevgiler...
L.G.E
Gönderen
laguer90
zaman:
27.12.08
2
yorum
Etiketler: BLOGSPOT, EMEK SİNEMASI, SÜREYYA SİNEMASI
15 Kasım 2008 Cumartesi
KELEBEKLER VE BİTKİLERİN UYUMU!
9 Kasım 2008 Pazar
İZİNDEYİZ...
Bir zamanlar gelir, beni unutmak veya unutturmak isteyen gayretler belirebilir. Fikirlerini inkâr edenler ve beni yerenler çıkabilir. Hatta bunlar, benim yakın bildiğim ve inandıkların arasından bile olabilir. Fakat, ektiğimiz tohumlar o kadar özlü ve kuvvetlidirler ki bu fikirler, Hint'ten, Mısır'dan döner dolaşır gene gelir, verimli sonuçları kalpleri doldurur. 1937 (Atatürk'ten B.H., s. 6, 128)
Pekâlâ bilirsiniz ki benim bütün yaşamımda bu ana kadar güttüğüm amaç, hiçbir zaman kişisel olmamıştır. Her ne düşünmüş ve her neye girişmiş isem, daima memleketin, milletin ve ordunun adına ve çıkarına olmuştur. Hiçbir zaman şahsımın üstünlüğünü ve sivrilmemi göz önüne almamışımdır.
1914 (Atatürk'ün Özel Mektupları, Sadi Borak, s. 40)
Atatürk ve kutsal tutku
Çevresindekilere söylediği bir söz :
Beni övme sözlerini bırakınız; gelecek için neler yapacağız, Onları Söyleyin!
(Afetinan, Atatürk'ün BUM., s. 37)
Ben başkalarının yaptığı ilkelere değil, ancak kendi ilkelerime uyarım.
Benim gözümde hiçbir şey yoktur; ben yalnız liyakat âşığıyım.
Hiçbir zaman kişisel gücenikliklerimi, birtakım olumsuz girişimlerle tatmine kalkmak adîliğine tenezzül etmem.
Samimî dostlarımız, sevdikleri tarafından bir işkenceye
mahkûmdurlar ve bu işkence de sevdiklerinin dertlerini dinlemektir.
Düşmanları için söylemiştir:
Ben onları affederim, çünkü kalbim vardır; onlar beni affetmezler, çünkü kalpsizdirler.
Mutlu olup olmadığı sorusuna verdiği cevap: Evet, çünkü başardım!
Benim herkesin dışında olduğuma dair bir yasa yoktur.
Ben ölürsem soylu milletimizin beraber yürüdüğümüz yoldan asla ayrılmayacağına eminim; bununla gönlüm rahat!
Beni, milletim nereye isterse oraya gömsün; fakat, benim anılarımın yaşayacağı yer Çankaya olacaktır.






