14 Haziran 2009 Pazar

YAZ ÇİÇEKLERİ VE MEYVELERİ









8 yorum:

hamdivehusnucan dedi ki...

günaydın arkadaşım senin bloguna her gelişimde içim açılıyor:) eline saglık.çiçekler meyveler çok harika.bir iki kiraz aldım:) sevgiler selamlar

ra55 dedi ki...

Efendim, Saygılarımla; Sepetteki meyveleri görünce dayanamadım, hepsini göz görüyor ama; meyveler ağzımızı sulandırıyor, çiçekler gönlümüzü sulandırıyor. Bu güzel paylaşımız için çok teşekkür ederim, Emeğinize sağlıklar dilerim. Sağlıcakla ve sevgiyle kalın, görüşmek üzere...

şirinem dedi ki...

ne kadar güzel bir paylaşım bu içim açıldı bakarken çok teşekkür ederim

Fıkra Sevenlere dedi ki...

Tebrik ederim hocam fotoğraflar süper.. Sevgiler..

Şükrü Yılmaz dedi ki...

Sevgili Kardeşim.
Hayırlı Günler Ailenizle ve Savdiklerinizle Birlikte Güzel günler geçirmenizi dilerim.sevgiyle saygıyla vede sağlıkla kalın.Saygılarımla

Resimlerle Hatay Antakya'yayı Tanıyalım http://sukruyilmaz.net/?page_id=33

Zaman gelir yollarına kar yağar,etrafını hüzün bulutları sararsa,ne zaman bir dosta ihtiyaç duyarsan dost olabildiğim kadar burdayım.

YORUM:Güzel Paylaşımlarınıza teşekkür ederim ellerinize ve yüreğinize emeğinize sağlık meyve ve çiçek resimleri harika görünüyorlar...

Elveda

Diyorum;
Sefası bitti ömrümün,
Şimdi dağa çıkarım, düze elveda.
Düze duman çöker, düze kar yağar,
Bahara elveda, yaza elveda...

Bahtiyar;
Derinde sızlayıp yaran,
Kalbini dağlayıp üzer herzaman.
Göze hüzün çöker, göze yaş dolar,
Sevince elveda, düşe elveda...

Şimdi özkökünden süzülen benim,
Özge budaklara dizilen benim,
Şimdi ne sen sensin ne de ben benim,
Biz ki biz değiliz bize elveda.

Alıntı:Bahtiyar Vahapzade
http://www.siirdefteri.com/?sayfa=siir&siir_id=47247

Şükrü Yılmaz
Antakya-HATAY
http://sukruyilmaz.net

Şükrü Yılmaz dedi ki...

Günaydın Hayırlı Günler Cumanız Mübarek Olsun Ailenizle ve Savdiklerinizle Birlikte Güzel Günler Geçirmenizi Dilerim.Sevgiyle Saygıyla vede Sağlıkla Mutlu Esen Kalın ALLAH'a Emanet olun.Saygılarımla

Resimlerle Hatay Antakya'yayı Tanıyalım http://sukruyilmaz.net/?page_id=33

Baharın güneşi bahtına doğsun acılar kederler gönlünden uzak olsun. Tüm güzellikler ve mutluluklar senin olsun.

Düşün Kızım

Güzellik derdine düşme be kızım!
Üç günlük ömürde güzellik kaç gün?
Rüzgâr gibi geçer baharın-yazın,
Bilmez misin ömrü kısadır gülün.

Sanki ne fark eder uzun olursa?
Şanssızlıklar gelip seni bulursa,
Hayâllerin yarı yolda kalırsa
Yoldaşın olur hep acıyla hüzün.

Makyaj yok eder mi alınyazını?
Kabul ettirir mi dualarını?
Çıkarır mı çıkmayacak falını?
Kaderinin ayar yeri mi yüzün?

Mutlu yaşamanın tek midir yolu?
Dünya mutlu güzellerle mi dolu?
Hayatta talihin yok mu hiç rolü?
Ne olur biraz da bunları düşün!.

Alıntı:Yılmaz Aybar
http://www.siirdefteri.com/?sayfa=siir&siir_id=36217

Şükrü Yılmaz
Antakya-HATAY
http://sukruyilmaz.net

ra55 dedi ki...

Efendim, Saygılarımla; Fotoğraflar güzel de ne demek, ben hayatta böyle güzel resim çekemem, zaten bilmem de resim çekmesini, yeni yeni öğrenmeye çalışıyorum. Tabağın içindeki o meyvelere ağzımın suyu aktı. Sanki önümde duruyor ve al beni ye diyor. Ya çiçekler, sanki gül bahçesindeyim de karşımda duruyorlar. Efendim, emeğinize ve gönlünüze sağlık ve teşekkür ederim. Devamını dilerim. Sağlıcakla ve sevgiyle kalın ve daim olun inşallah.

Şükrü Yılmaz dedi ki...

Sevgili Kardeşim Babalar Gününüz Kutlu Olsun.
Sevgiyle,Saygıyla vede Sağlıkla Mutlu Esen Kalın Allaha Emanet Olun Saygılarımla http://sukruyilmaz.net/img/tsk4.jpg

BABA

Bir gün daha bitti, gün akşam oldu,
Yolunu bekledim, gelmedin baba.
İçime tarifsiz bir hüzün doldu,
Sensiz ne haldeyim bilmedin baba.

Mesai son buldu, saat beş buçuk,
Güneş benim gibi solgun ve uçuk,
Baba diye ağlar şurda bir çocuk,
Babalar ölür mü, ölmedin baba.

Evimiz neşesiz sen yoksun diye,
Komşu erzak verdi, açız sevgiye,
Bir muhabbet kurduk laf olsun diye,
Bugün aramızda olmadın baba.

Annem bahçemizde odun kırıyor,
Ninem gözyaşıyla seni soruyor,
Bizi, yetim diye Allah koruyor,
Neden yanımızda kalmadın baba?

Evimiz hüzünlü, avluda sam var,
Gündüzler bir garip, gecede gam var,
Üstümüzde kırık dökük bir dam var,
Kapıyı açıp da dalmadın baba.

Bugün soframızda sevdiğin yemek,
Şükür hanemizde verdiğin emek,
Kader dedikleri bu imiş demek,
Bir lokma al desek almadın baba.

Ne zaman bitecek annemde bu dem?
Her gün gözünde yaş, kirpiğinde nem,
Yakında yolcuya benziyor ninem,
Oralardan selam salmadın baba,

Dün sabah, maziyi dedeme sordum,
Geçmişi dinledim irkildim durdum,
Halime şükrettim saati kurdum,
Yüküm ağır geldi, bölmedin baba.

Unuttuk günleri, unuttuk ayı,
Halka ekledikçe çoğaldı sayı,
Halimizi sormaz amca ve dayı,
Sen de sağlığında gülmedin baba.

O engin sevgini sevgime ördüm,
Gözümün yaşını içine dürdüm,
Sararmış resmini duvarda gördüm,
Beni böyle mutlu kılmadın baba?

Bugün kardeşimle okula gittik,
Hocam seni sordu tükendik, bittik,
Kendi içimizde kaybolup yittik,
Nemli gözümüzü silmedin baba.

Kabrini sulamış rahmetin suyu,
Gönlümüz seninle, sen rahat uyu,
Hayat önümüzde bir derin kuyu,
Sen ki, sağlığında yılmadın baba.

Biz seni aradık yeşil yaprakta,
Gayrı yatıyorsun kara toprakta,
Diyorlar ki, baban çok çok uzakta,
Gelip de bizleri bulmadın baba.

Alıntı:Rabia BARIŞ
http://www.antoloji.com/siir/siir/siir_SQL.asp?sair=29316&siir=643934

Blog Widget by LinkWithin
Technorati Profile