
Makro yunancadan (μακρος makros) gelen bir kelime ve „büyük“ veya „uzun“ demektir.
Fotoğrafçılıkda bir makro, aşırı küçük objeleri, fotoğraf makinesinin algılayıcısının boyutunu doldurarak fotoğraf cekmek, Yani çok küçük nesneleri büyültmek.
Bir makro çekmek için özel değişebilen makro objektiflere gerek. Makro objektifler genelde kisa mesafeden çalışdığı için, yüksek fotoğraf ölçekleri (1:1) mümkün. Mesela bir 36mm büyülüğündeki bir örümcek, bire bir (1:1) fotoğraf ölçeğinle tam boyut (36 mm × 24 mm) algılayıcıyla çekilse, bütün kareyi doldurur. Mesela 5:1 fotoğraf ölçekleri, fotoğraf 5mm gerçekde 1mm demektir.

"Fotoğrafçı kimdir? İpi olmayan bir ip cambazı, orkestrası olmayan bir orkestra şefi, duygulu ve yürekli olan az ya da çok dik kafalı gerçekçi bir hayalcidir, işaret parmağının hafif bir eylemi, evreni durdurmaya yeter. Fotoğrafçı evreni kıpırdayamaz hale getirir, birden bire durduruverir, ortaya serer. Onu sağlamlaştırır. Sanat yapıtı bu noktada başlar: bittiği anda. Çekilen, basılan, seçilen fotoğraf, artık satılmıştır diyebilirim."
- François-Marie Banier.
"Benim için fotoğraf, saniye parçası kadar bir süre içinde, bir olayın anlamıyla, o olaya kendine özgü dışa vurumunu veren belirli bir biçimler düzeninin, aynı anda fark edilmesi demektir."
- Henri Cartier-Bresson.
Newyork, 1952
"Fotoğraf çekmek, kafayı, gözü ve yüreği aynı nişan çizgisine yerleştirmek demektir."
- Henri Cartier-Bresson.
Paris, 1996